Bu hareket bir temenni değil; milletin açık talebini hukuka uygun anayasal dönüşüme taşıyan bir sistem teklifidir.
ÇİÇEK HAREKETİ, mevcut anayasal düzeni yok sayan veya hukuk dışı bir değişim çağrısı değildir. Bu hareket; Türk Milletinin adalet, liyakat, tarafsız devlet, doğrudan seçim ve etkili denetim talebini demokratik katılım, Meclis iradesi, anayasal değişiklik usulü ve nihai olarak milletin hür kabulü içinde olgunlaştırmayı amaçlar. Milli Liyakat Anayasası; Cumhuriyetin değiştirilemez niteliklerini koruyarak, kamu gücünü kişilere değil kurallara bağlayan barışçıl, meşru ve denetlenebilir bir anayasal dönüşüm modeli sunar. Buradaki amaç bir kişiyi veya partiyi devirmek değil; kim göreve gelirse gelsin aynı adalet, liyakat ve hesap verme düzeninin işlemesini sağlamaktır. ÇİÇEK HAREKETİ önce toplumsal bilinç ve ortak talep oluşturur; anayasal değişim ise yalnız hukuk içinde, yetkili organların ve Türk Milletinin iradesiyle gerçekleşir.

Sen de Cumhurbaşkanı Olabilirsin!
Cumhurbaşkanlığı hiçbir aileye, parti teşkilatına veya kapalı çevreye ait değildir. Türk vatandaşı olan, tam fiil ehliyetine sahip, en az yükseköğrenim görmüş, kesin adaylık engeli bulunmayan ve doğrulanabilir en az yirmi yıllık fiilî yöneticilik tecrübesini taşıyan herkes bireysel başvurabilir. Yüksek Seçim Kurulu yalnız şartların ve belgelerin gerçekliğini denetler; siyasi görüş, popülerlik veya kesinleşmemiş iddialar adaylık engeli yapılamaz. Kesin listede en çok on aday bulunur ve Cumhurbaşkanını millet doğrudan seçer.
- Cumhurbaşkanı adayı olmak için hangi şartlar aranacak?
- Adayları siyasi partiler mi belirleyecek?
- Seçim kaç turda yapılacak ve görev süresi ne olacak?
Egemenlik Milletindir
Cumhurbaşkanlığına aday olma yolu hiçbir aileye, zümreye veya parti çevresine ait değildir. Şartları taşıyan her Türk vatandaşı aynı kuralla başvurur; son kararı doğrudan Türk Milleti verir.

Siyasi Partiler Temsil ve Siyasi Rekabet Alanında Kalmalı, Yürütme Tarafsız Olmalıdır!
Siyasi partiler kaldırılmıyor; yasama, temsil, kanun teklifi, bütçe tartışması, kamu politikası üretimi ve denetim alanında güçlü biçimde varlığını sürdürüyor. Ancak Cumhurbaşkanı, Başbakan, belediye başkanı ve muhtar adaylıkları bireysel başvuruya dayanıyor; parti kurumsal adaylığına, listesine veya kampanyasına bağlanamıyor. Böylece Mecliste daha fazla temsil elde eden bir siyasi parti devletin yürütmesini, kamu kadrolarını ve yerel icrayı otomatik olarak kontrol edemiyor. Siyasi partiler; yasama, temsil, yerel karar organları, kamu politikası önerme, kamuoyu oluşturma, eleştiri ve denetim alanlarında faaliyet gösterirken devletin icrai makamları bütün millete tarafsız hizmet ediyor.
- Siyasi partiler kaldırılıyor mu?
- Partiler Mecliste hangi yetkilere sahip olacak?
- Yürütme neden parti adaylığına kapalı olacak?
Cumhuriyetin Temel Kimliği Korunur
Türkiye Devleti Cumhuriyettir. Cumhuriyetin demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliği; devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, Türkçe, al bayrak, İstiklal Marşı ve Ankara anayasal güvence altındadır. Anayasanın 1, 2 ve 3. maddelerindeki hükümler değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

Devleti Yönetecekleri Millet Doğrudan Seçmelidir!
Cumhurbaşkanı, Başbakan, belediye başkanları ile mahalle ve köy muhtarlarını millet doğrudan seçer. Bu makamların adaylığı bireysel başvuruya dayanır. İlk turda geçerli oyların çoğunluğu aranır; çoğunluk çıkmazsa en çok oy alan iki aday ikinci tura kalır. Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve belediye başkanlığı seçimlerinde kesin aday listesi en çok on kişidir. Muhtarlık seçimlerinde ise bu on aday sınırı uygulanmaz. Seçim takvimi, adaylık başvurusu, itiraz, gerekli hâllerde kura, propaganda, oy verme, sayım, kesin sonuç ve göreve başlama aşamalarını açık biçimde kapsar; bütün süreç Yüksek Seçim Kurulunun bağımsız yönetim ve denetimi altındadır.
- Hangi makamları millet doğrudan seçecek?
- İlk ve ikinci tur nasıl işleyecek?
- Seçim güvenliği ve itirazlar kim tarafından yönetilecek?
Seçim Güvenliği Baştan Sona Güvence Altındadır
Adaylık, kampanya, propaganda, oy verme, sayım, itiraz ve kesin sonuç süreçlerinin tamamı Yüksek Seçim Kurulunun bağımsız yönetim ve denetimi altında yürütülür.

Cumhurbaşkanı Temsil Etmeli, Başbakan Devleti Yönetmelidir!
Cumhurbaşkanı devletin başı ve tarafsız temsilcisidir; kanunları yayımlar, bir kez Meclise geri gönderebilir, Anayasa Mahkemesine başvurabilir ve devleti uluslararası alanda temsil eder. Ancak yürütmeye talimat veremez, idari karar alamaz ve icrai işlem tesis edemez. Başbakan ise millet tarafından doğrudan seçilen yürütme merkezidir; ekonomi, güvenlik, kamu hizmetleri, yürütme teşkilatları ve devlet planlarının uygulanmasından sorumludur. Böylece temsil ile icra, yetki ile hesap verme açık biçimde ayrılır.
- Cumhurbaşkanı ne yapacak, ne yapamayacak?
- Başbakan nasıl seçilecek ve ne kadar görev yapacak?
- Güvenlik ve kamu teşkilatları kime bağlı olacak?
Temsil ile İcra Birbirine Karışmaz
Cumhurbaşkanı devletin birliğini ve anayasal sürekliliği temsil eder; Başbakan yürütür ve hesap verir. Yetki alanları açıkça ayrılır, hiçbir makam diğerinin görevini üstlenemez.

Devletin Her Makamı Liyakatle Herkese Açık Olmalıdır!
Liyakat, yalnız diploma veya sınav puanı değildir; görevin gerektirdiği eğitim, fiilî tecrübe, mesleki başarı, etik güvenilirlik, kamu hizmeti disiplini ve denetlenebilir performansın birlikte değerlendirilmesidir. Adaylık ve üyelik şartları önceden ilan edilir; kişiye, döneme veya sonuca göre değiştirilemez. Liyakat havuzları açık kayda, itiraza ve hızlı yargı yoluna tabidir. Tarafsız kura yalnız şartları kesinleşmiş kişiler arasında, kapalı müdahaleyi önlemek için uygulanır.
- Liyakat havuzu nedir?
- Tarafsız kura devleti şansa mı bırakır?
- Adaylık ve üyelik retlerine nasıl itiraz edilir?
Devletin Kapısı Bütün Millete Açıktır
Kamu makamları siyasi yakınlık, aile bağı, servet veya kapalı çevre ilişkisiyle dağıtılamaz. Görevin gerektirdiği açık ve ölçülebilir liyakat şartları herkes için eşit uygulanır.

Kamu Görevi Siyasi Sadakatin Ödülü Olmamalıdır!
Kamu hizmetine giriş, görevde yükselme, disiplin, performans ve üst yöneticilik süreçleri liyakat, tarafsızlık, objektif ölçüt, savunma hakkı ve yargı yoluna dayanır. Kamu görevlisi siyasi görüşü, sendikal tercihi, yaşam tarzı veya meşru eleştirisi nedeniyle ödüllendirilemez, cezalandırılamaz ya da fişlenemez. Açıkça hukuka aykırı emir yerine getirilemez; yazılı ısrar emri hukuka uygun hâle getirmez. Kamu görevi üstünlük, baskı, ayrımcılık veya çıkar sağlama aracı değildir.
- Kamuya alım ve yükselme nasıl yapılacak?
- Siyasi baskıya karşı kamu görevlisi nasıl korunacak?
- Kanunsuz emir verildiğinde ne olacak?
Kamu Görevi Siyasi Ödül Değildir
Memuriyet, uzmanlık ve yöneticilik; parti sadakatine değil bilgiye, tecrübeye, etik güvenilirliğe ve denetlenebilir başarıya bağlanır. Dürüst kamu görevlisi siyasi baskıya karşı korunur.

Belediye Başkanları Partilerin Değil Şehirlerin Başkanı Olmalıdır!
Belediye başkanlığı ve muhtarlık adaylığı bireysel başvuruya dayanır; parti kurumsal adaylığına bağlanmaz. Belediye başkanını ilgili yerel seçmen doğrudan, iki turlu sistemle seçer. Yerel karar organlarında ise siyasi parti ve bağımsız adaylık temsil adaletini koruyacak biçimde devam eder. Yerel imar, ulaşım, altyapı, su, afet, ihale ve bütçe işlemleri açık veri, rekabet, gerçek faydalanıcı şeffaflığı, çevre güvenliği, Sayıştay ve yargı denetimiyle yürütülür.
- Belediye başkanını kim ve nasıl seçecek?
- Partiler yerel yönetimde tamamen dışlanacak mı?
- Görevden uzaklaştırma ve geçici görevlendirme nasıl olacak?
Yerel İrade ve Üniter Devlet Birlikte Korunur
Belediyeler ilgili yerel seçmene karşı sorumlu olur; ancak Türkiye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, üniter yapısı ve idarenin bütünlüğü tartışmaya açılmaz.

Devletin Geleceği Seçim Takvimine Sığdırılmamalıdır!
Devlet planları yıllık uygulama programları ile beş, on, yirmi ve elli yıllık hedeflerden oluşur. Devlet Planlama Teşkilatı; bütçe, insan kaynağı, stratejik kapasite, üretim ve tedarik zinciri, kamu hizmeti kalitesi, afet hazırlığı ve bölgesel dengeyi birlikte izler. Yönetici değişikliği yürürlükteki planları durdurmaz. Planlardan sapma ancak zorunlu, gerekçeli, ölçülü ve denetlenebilir biçimde yapılabilir; Meclis, Sayıştay ve yargı denetimi devam eder.
- Beş, on, yirmi ve elli yıllık planlar nasıl hazırlanacak?
- Yeni yönetim eski planı değiştirebilir mi?
- Planlama seçilmiş yöneticinin yetkisini ortadan kaldırır mı?
Devletin Geleceği Seçim Hesabına Teslim Edilemez
Eğitim, ekonomi, tarım, teknoloji, afet ve güvenlik politikaları uzun vadeli millî planlara dayanır. Yönetimler değişse de devlet hafızası ve milletin ortak hedefleri korunur.

Hiçbir Kamu Yetkisi Milletin Denetiminden Kaçamamalıdır!
Denetim yalnız Meclis soru ve araştırmasından ibaret değildir. İdarenin bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine açıktır; Sayıştay kamu gelirlerini, harcamalarını, belediyeleri, kamu şirketlerini, afet kaynaklarını, imar ve stratejik projeleri denetler. Bağımsız mahkemeler Türk Milleti adına karar verir. Hâkimler ve Savcılar Kurulu hiçbir siyasi organın tek başına hâkim olamayacağı on beş üyeli bağımsız yapıdır. Anayasa Mahkemesi norm denetimi, bireysel başvuru ve Yüce Divan görevleriyle hakları ve anayasal sınırları korur.
- Yargı nasıl çalışacak ve hâkimler nasıl korunacak?
- HSK ve yüksek mahkemeler nasıl oluşacak?
- Kamu harcamaları ve yöneticiler nasıl denetlenecek?
Yetki Varsa Hesap da Vardır
Kamu gücü kullanan herkes gerekçe göstermek, kaynak kullanımını açıklamak ve bağımsız denetime açık olmak zorundadır. Hiçbir makam hukuk ve millet denetiminin üzerinde değildir.

Türkiye İyi İnsan Beklememeli, İyi Sistem Kurmalıdır!
Milli Liyakat Anayasası tek bir iyi yöneticiye güvenen düzen yerine, kim görevde olursa olsun aynı anayasal sınırları işleten bir sistem kurar. Egemenlik millete aittir; yasama Meclistedir; icrai yürütme doğrudan seçilen Başbakandadır; Cumhurbaşkanı tarafsız temsil makamıdır; yargı bağımsızdır; kamu görevleri liyakatle verilir; bütçe, seçimler ve kamu kaynakları açık denetime tabidir. Anayasal güvenceler kanun, kriz, güvenlik, bütçe veya teknik eksiklik gerekçesiyle etkisizleştirilemez.
- Bütün sistemin kuvvetler ayrılığı nasıl kuruluyor?
- Anayasa hükümleri kanunla etkisizleştirilebilir mi?
- Yeni düzene geçişte devlet hizmetleri nasıl devam edecek?
Türk Milleti ve Cumhuriyetin Kırmızı Çizgileri Güvencededir
Türk Milleti kavramı, Türkçe, al bayrak, İstiklal Marşı, Ankara, laik Cumhuriyet, Atatürk ilke ve inkılapları ile devletin bölünmez bütünlüğü anayasal güvence altında kalır.



