Çiçek Hareketi Nedir?
Çiçek Hareketi, Milli Liyakat Anayasası etrafında şekillenen, devleti kişilere değil kurallara bağlamayı amaçlayan partiler üstü bir toplumsal anayasa hareketidir.
Bir siyasi parti değil, toplumsal anayasa hareketidir
Çiçek Hareketi’nin amacı seçim kazanmak, bir parti adına devlet yönetimini ele geçirmek veya mevcut siyasi rekabetin yeni bir tarafı olmak değildir. Hareket; Türk Milletinin adalet, liyakat, tarafsız devlet ve denetlenebilir kamu gücü talebini ortak bir anayasal teklif etrafında görünür hâle getirmeyi hedefler. Siyasi partiler demokratik hayatın parçasıdır; fakat Çiçek Hareketi kendisini herhangi bir partinin yanında, arkasında veya karşısında konumlandırmaz.
Henüz bir dernek veya vakıf değildir
Hareket bugün itibarıyla kurulmuş bir dernek, vakıf ya da siyasi parti bünyesinde faaliyet göstermemektedir. Bu durum bir belirsizlik değil, kuruluş aşamasının açık ifadesidir. Çiçek Hareketi önce fikrini, insan kaynağını, çalışma ahlakını ve toplumsal karşılığını olgunlaştırmayı; hukuki yapı ihtiyacını daha sonra şeffaf biçimde değerlendirmeyi esas alır.
Merkezinde Milli Liyakat Anayasası vardır
Hareketin düşünsel omurgası Milli Liyakat Anayasasıdır. Bu anayasa modeli; millet egemenliğini, liyakati, bağımsız yargıyı, doğrudan seçimi, tarafsız kamu yönetimini, şeffaflığı ve denetimi aynı sistem içinde birleştirir. Çiçek Hareketi bu metni değişmez bir kutsal metin olarak değil, toplumun ortak aklıyla gelişebilecek ciddi bir anayasal teklif olarak görür.
Çiçek adı neyi anlatır?
Çiçek, tek başına güzelliği değil; kök salmayı, çoğalmayı, farklılık içinde bütünlük kurmayı ve yaşadığı yere değer katmayı simgeler. Hukukçu, eğitimci, hekim, ekonomist, sanatçı veya çiftçi kendi alanında bir Çiçek olabilir. Hareketin amacı herkesi aynılaştırmak değil; farklı alanlarda rüştünü ispat etmiş insanları ortak bir devlet ahlakında buluşturmaktır.
Hareketin nihai sahibi millettir
Çiçek Hareketi bir kişinin özel mülkü, bir çevrenin kariyer alanı veya kapalı kadro düzeni değildir. Kurucu fikir ve Fikrî Liderlik hareketin yönünü açıklar; ancak fikrin toplumsal meşruiyeti yalnız milletin özgür kabulüyle oluşur. Devlet milletindir; anayasa milletin ortak sözleşmesidir.
