Neden Çiçek Hareketi?
Çünkü Türkiye’nin sorunu yalnızca kimin yönettiği değil; devlet gücünün hangi kurallarla kullanıldığı, görevlerin nasıl dağıtıldığı ve vatandaşın hakkının nasıl korunduğudur.
Liyakatsizlik yalnız bir atama sorunu değildir
Ehliyetsiz bir atama yalnız bir makamı değil; hastanın tedavisini, öğrencinin eğitimini, vatandaşın adaletini, kamu parasını ve devletin geleceğini etkiler. Bu nedenle liyakat soyut bir temenni değil, herkesin günlük hayatını ilgilendiren bir hak meselesidir.
Parti rekabeti devletin tamamını ele geçirmemelidir
Siyasi partiler yasama ve demokratik temsil için gereklidir. Ancak seçim kazanan bir siyasi yapının kamu kurumlarını, yerel yürütmeyi ve devlet kadrolarını kendi doğal uzantısı gibi görmesi, devleti milletin ortak kurumu olmaktan uzaklaştırır. Çiçek Hareketi siyaseti değil, partizan devlet düzenini sınırlandırmak ister.
Millet yalnız seçim günü hatırlanmamalıdır
Egemenlik yalnız sandığa oy atmak değildir. Seçimden sonra da kamu gücü gerekçe sunmalı, denetlenmeli ve hesap vermelidir. Vatandaş bilgiye ulaşabilmeli, hakkını arayabilmeli ve devletin kendi adına kullandığı yetkiyi izleyebilmelidir.
İyi insan beklemek yeterli değildir
Her dönem dürüst ve güçlü yöneticiler çıkabilir. Fakat bir ülkenin geleceği tesadüfe bırakılamaz. Kötü niyetli veya yetersiz bir yöneticinin zararını sınırlayan; iyi yöneticinin de kişisel keyfîliğe sapmasını önleyen kurallar gerekir.
Ortak bir çözüm dili gereklidir
Kutuplaşma, sorunları görünür kılabilir fakat çözüm üretmez. Türkiye’nin farklı görüşlerden insanları aynı adalet, liyakat ve denetim ilkeleri etrafında buluşturan yeni bir toplumsal dile ihtiyacı vardır. Çiçek Hareketi bu ortak zemini kurmak için vardır.
