BUGÜNKÜ TEMEL SORUN
Savunma yönetiminde siyasi sorumluluk, askerî komuta ve idari hizmet birbirine karıştığında hesap verme zinciri bulanıklaşır
Türkiye’nin savunması yalnız ordunun sahadaki gücünden ibaret değildir. Tehdit değerlendirmesi, kuvvet planlaması, personel, eğitim, tedarik, lojistik, sağlık, altyapı, seferberlik, uluslararası iş birliği ve bütçe aynı hedefe bağlanmadığında güçlü görünen yapı ağır ve dağınık çalışabilir.
Mevcut Millî Savunma Bakanlığı; Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıklarının yanı sıra personel, asker alma, tedarik, lojistik, askerî sağlık, fabrikalar, tersaneler, teknik hizmetler, bütçe, hukuk, mayın faaliyeti ve yönetim hizmetlerini aynı büyük yapı içinde toplamaktadır. Bu genişlik önemli kapasite üretse de hangi kararın siyasi, hangisinin askerî ve hangisinin idari olduğu her zaman kolay anlaşılmaz.
Yeni modelin ilk ilkesi açıktır: Başbakan ve Millî Savunma Teşkilatı savunma siyasetinden ve kaynak kullanımından sorumlu olacak; Genelkurmay Başkanlığı askerî strateji ve müşterek harekâtı yönetecek; kuvvet komutanlıkları ise kendi kuvvetlerinin hazırlanması ve sevkinden sorumlu olacaktır.
